SEREFIN TARIHI VE ERGENEKON

 

a Söylenir ki, bizler kötünün çocuklariyiz. Habil ile Kabil'in, adalet arayan insanlarin kalplerine su serpme islevi gören hikayesi aslinda böyle bir ironiyi de içinde barindirir.

  Söylenir ki, Kabil Habil'i bir kiskançlik ugruna öldürür ve sonra pisman olur. Onun soyundan gelenler ise büyük alimler olurlar. Halkin büyük sevgisini kazanirlar. Ve halk, onlari öylesine sever ki, öldüklerinde bunun dogruluguna inanamaz. Biri çikar onlara olan askindan heykellerini yapar. Fakat ölmediklerine olan inanis onlari putperest yapar.

  Ez cümle, iyi ile kötü iç içedir. Dogru ile yanlis, seref ile serefsiz. Masumiyet, bazen bütün kötülüklerin atasidir.

  Belki de, en basit olani bilmek yetecektir bize. Eger ilk kötülük vardiysa, ilk devrimciler de serefli yollarina buradan start vermisler demektir. Insan denen varligi insancillastirabilmek ve bütün putlari yikip, insani insana dost yapabilmek adina...

  Denilir ki, bir insani bir direge baglayip hergün döverseniz, bir süre sonra kisiligi bozulan, seciyesini kaybeden bu sahis, kendini döven adama hayran olur. Çünkü o, direge baglanip dövülebilendir. Onun gibi olamadigini düsündügü diger karakterin, kendisinin yapamadigi her seye, sahip oldugu ya da olamadigi her seye kendisini döven kisinin layik oldugunu düsünmeye baslar. Çünkü o dayak yiyendir, digeri döven; o güçsüzdür digeri güçlü.

Simdi serefli ile serefsizin baska bir hikayesindeyiz. Elleri çözülür çözülmez, kendine bunu yapanin bogazina sarilan serefin ta kendisidir. Elleri çözülmesine ragmen, güce tapip köpeklesen ise serefsiz.

  Nedersiniz, iyi ile kötünün, serefli ile serefsizin savasi sizce nerede basladi?

  Iki elma verip, karsiliginda iki portakal alinan zamanlarda olabilir mi? Elmalari aldiginda portakallari veren serefliydi, ya vermeyen? Ya her zaman en azini verip en çogunu almaya çalisan; kendi serefi için bir baskasininkini ayaklar altina alan; ilk nerede dogdu bu yolculugun atasi? Ilk kim, garibanin bogazindaki bir lokma ekmege göz dikti? Ilk bebegi kim öldürdü; kim üç kurus çikar için ülkelere bombalar yagdirdi; kim kursuna dizdi analari, camilere doldurup yakti insanlari?

  Serefsizin kendini gösterdigi gündür serefin dogdugu gün. Kim " bir ah ile viran eder bu alemi"   Istiklal ugruna yollara düsmüs, gözyasina bogulan bir halka umut olmus, zaferin gülen yüzü, yok olmanin gemi, bu sehirler bu köyler, ah kim...

Kurtulusun savascisi kimdir? Latin Amerika' da Bolivar, Fidel, Çe, Misir' da Nasir, Kore' de Kim Il Sung, Çin' de Mao ve Anadolu' da Mustafa Kemal: iste seref budur.

Peki ya serefsiz?   Kahraman, halki için savasandir. Serefli, serefsizligin hiç bir kuralini kazanimini kabul etmeyendir.   Devrimci, direge baglandiginda kul olmayandir.   Yazar, halkina dogrulari anlatabilen, onun sesi olabilendir.   Serefin tarihi bugün Ergenekon ile yazilmaktadir. Simdi birileri çikip Ergenekon'un ne oldugunu anlatmaya çalisiyor. Eger bir efsananenin gerçekligini ariyorsaniz, onun bugün neyi temsil ettigine ve bugünkü yerine bakacaksiniz. Durum ortadadir. Ergenekon, Türk'ün kötüyle olan savasidir.

 

Direklere baglanarak köpeklestirilenler ve onlarin tasmalarini ellerinde tutanlar, direkleri, daglari yirta yirta "akdenize bir kisrak basi gibi uzanan bu memlekete" yerlesen ve tarihi serefle dolu bu millete saldiri baslatmislardir.

 

Evet Ergenekon biziz ama terörist sizsiniz

 

Emrah AKGÜN

 

2023 Platformu

Aıkistihbarat

           
   

Heddam